

Bilgi işlem dinamiklerini kuantum sıçraması ile geliştirecek ve kuantum bilgisayarlarını artık kullanıma sokacak çabalar bakımından önemli bir gelişme kaydedildiği görülüyor. Kuantum teknolojisini on sekiz ay zarfında operatif kullanıma hazır kılacak bir yol haritasını daha önce açıklayan Microsoft firması, bu kez, elde ettiği önemli bir gelişmeyi, geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaşıyor. Bilgi işlemin “kalbi” olarak nitelendirilebilecek “çip” yapısında elde edilen olağanüstü bir gelişmeden; “MAJORANA-1” adlı yeni bir topo-iletken yapının adeta müjdesi veriliyor. Böylece, ana maddesi silis(kum) olan yarı-iletken yapı taşı, yeni bir konsept düzeyine; sıvı-katı-gaz madde hallerinin üzerinde yepyeni bir bünyeye taşınmış bulunuyor. Maddenin bilinen üç halinin ötesine geçen bu yeni ve şaşırtıcı malzeme ile kuantum bilgisayarlarının inşası bakımından dev bir kazanım elde ediliyor. Tanınmış İtalyan bilim insanı Ettore Majorana’ya atfen adlandırılan bu dünyanın ilk topo-iletkeni, onyedi yıllık bir çabanın sonucunda ortaya konulmuş ve kuantum bilgisayarın temeli olan “topolojik kübit” elde edilmiş oluyor.
Kullanımda olan (konvansiyonel) bilgisayarlar, temel bilgi birimi olarak, “0” veya “1” değerlerinden sadece birisini alırken; kuantum bilgisayar; aynı anda her iki değeri de alarak, işlem (proses) hızının misli ile artmasına imkan veriyor. Nitekim, Google’ın geçen Aralık ayında açıkladığı yeni Willow kuantum çipi ile şimdiki bilgisayar teknolojisi bazında on septilyon (yirmibeş tane sıfır ilaveli büyüklük) yıl sürecek bir işlemin; sadece beş dakika içinde tamamlanabileceği iddia ediliyor. Şimdi, Majorana-1 ile elde edilen kuantum sıçraması temelinde avuç içine sığabilecek büyüklükte bir çip marifeti ile, dünyada mevcut tüm bilgisayarların işlem kapasitesini aşan bir güce erişilmiş bulunduğu görülüyor. Bir milimetrenin yüzde biri büyüklüğündeki topolojik kübitler ile miyon kübit işlem hacmine sahip yapıların önü açılmış bulunuyor. Kuantum bilgisayarların ana temelini oluşturan bitlere; “kübit”- kuantum biti adı veriliyor ve aynı anda 0/1 değerlerinin alınmasına imkan tanıma kabiliyetini sağlıyor. Ancak, kübitlerin çevresel koşullara karşı yüksek hassasiyeti ve kontrol edilmesindeki güçlük önemli handikaplar olarak öteden beri ortada duruyor. İşte, “Majorana Fermiyonu” denilen bir atom altı parçacığa dayanan topolojik kübit yapısının geliştirilmesi ile burada en önemli mesafe alınmış bulunuyor. Bu yeni teknoloji/buluş ile kübitlerin karşılaştıkları sorunların önemli ölçüde aşılması sağlanılıyor. Farklı firmaların ortaya koyduğu söz konusu güncel rekabetçi kazanımların, kuantum bilgisayarlara giden yolculukta ortak başarıya birlikte katkı sağladığı değerlendiriliyor.
Bu yeni gelişme ile, 1930’lu yıllardan bu yana üzerinde çalışılan önemli fizik problemlerine somut çözümler elde edilmiş bulunuyor. Bilindiği üzere, atomlar; pozitif yüke sahip “proton”lar ve nötr durumdaki “nötron”lardan oluşuyor. Atom altı parçacıklar ise, kütlesi olan “fermiyon”lar ile kütlesi bulunmayan “bozon”lardan ibaret bir yapıyı temsil ediyor. Kuantum kulvarında sözü edilen atom-altı parçacık fermiyonlar, adlarını meşhur fizikçi Enrico Fermi’den; bozonlar ise Hintli fizikçi Satyendra Bose’den alıyor. Başarı ile tamamlanması durumunda, Microsoft, fizik biliminin en köklü birikim ve arayışlarına, artık somut bir çehre kazandırmayı becermiş oluyor!
Kuantum bilgisayarlarının, bilinen/yerleşik bilgi işlem ve bilgisayar yetenek ile kapasitelerini, yakın zamanda adeta “geçersiz” kılması işten bile görülmüyor. Kuantum bilgisayarlara ilk ulaşanların, mevcut oyun kurallarını alt üst etmesi ve diğer tüm bilgisayarların “şifrelerini kırması/küresel hakimiyet kurması” ihtimali ağırlık kazanıyor. Trump’ın ikinci başkanlık dönemi ile ön plana çıkan “MachtPolitik-Güce Dayalı Politika” platformu üzerinden izlenecek kulvarlar arasında “Kuantum Bilgisayara Ulaşma/Sahiplenme” olgusunun ağırlık kazanmasını beklemek gerekiyor.
Bilgi işlem dinamiklerini kuantum sıçraması ile geliştirecek ve kuantum bilgisayarlarını artık kullanıma sokacak çabalar bakımından önemli bir gelişme kaydedildiği görülüyor. Kuantum teknolojisini on sekiz ay zarfında operatif kullanıma hazır kılacak bir yol haritasını daha önce açıklayan Microsoft firması, bu kez, elde ettiği önemli bir gelişmeyi, geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaşıyor. Bilgi işlemin “kalbi” olarak nitelendirilebilecek “çip” yapısında elde edilen olağanüstü bir gelişmeden; “MAJORANA-1” adlı yeni bir topo-iletken yapının adeta müjdesi veriliyor. Böylece, ana maddesi silis(kum) olan yarı-iletken yapı taşı, yeni bir konsept düzeyine; sıvı-katı-gaz madde hallerinin üzerinde yepyeni bir bünyeye taşınmış bulunuyor. Maddenin bilinen üç halinin ötesine geçen bu yeni ve şaşırtıcı malzeme ile kuantum bilgisayarlarının inşası bakımından dev bir kazanım elde ediliyor. Tanınmış İtalyan bilim insanı Ettore Majorana’ya atfen adlandırılan bu dünyanın ilk topo-iletkeni, onyedi yıllık bir çabanın sonucunda ortaya konulmuş ve kuantum bilgisayarın temeli olan “topolojik kübit” elde edilmiş oluyor.
Kullanımda olan (konvansiyonel) bilgisayarlar, temel bilgi birimi olarak, “0” veya “1” değerlerinden sadece birisini alırken; kuantum bilgisayar; aynı anda her iki değeri de alarak, işlem (proses) hızının misli ile artmasına imkan veriyor. Nitekim, Google’ın geçen Aralık ayında açıkladığı yeni Willow kuantum çipi ile şimdiki bilgisayar teknolojisi bazında on septilyon (yirmibeş tane sıfır ilaveli büyüklük) yıl sürecek bir işlemin; sadece beş dakika içinde tamamlanabileceği iddia ediliyor. Şimdi, Majorana-1 ile elde edilen kuantum sıçraması temelinde avuç içine sığabilecek büyüklükte bir çip marifeti ile, dünyada mevcut tüm bilgisayarların işlem kapasitesini aşan bir güce erişilmiş bulunduğu görülüyor. Bir milimetrenin yüzde biri büyüklüğündeki topolojik kübitler ile miyon kübit işlem hacmine sahip yapıların önü açılmış bulunuyor. Kuantum bilgisayarların ana temelini oluşturan bitlere; “kübit”- kuantum biti adı veriliyor ve aynı anda 0/1 değerlerinin alınmasına imkan tanıma kabiliyetini sağlıyor. Ancak, kübitlerin çevresel koşullara karşı yüksek hassasiyeti ve kontrol edilmesindeki güçlük önemli handikaplar olarak öteden beri ortada duruyor. İşte, “Majorana Fermiyonu” denilen bir atom altı parçacığa dayanan topolojik kübit yapısının geliştirilmesi ile burada en önemli mesafe alınmış bulunuyor. Bu yeni teknoloji/buluş ile kübitlerin karşılaştıkları sorunların önemli ölçüde aşılması sağlanılıyor. Farklı firmaların ortaya koyduğu söz konusu güncel rekabetçi kazanımların, kuantum bilgisayarlara giden yolculukta ortak başarıya birlikte katkı sağladığı değerlendiriliyor.
Bu yeni gelişme ile, 1930’lu yıllardan bu yana üzerinde çalışılan önemli fizik problemlerine somut çözümler elde edilmiş bulunuyor. Bilindiği üzere, atomlar; pozitif yüke sahip “proton”lar ve nötr durumdaki “nötron”lardan oluşuyor. Atom altı parçacıklar ise, kütlesi olan “fermiyon”lar ile kütlesi bulunmayan “bozon”lardan ibaret bir yapıyı temsil ediyor. Kuantum kulvarında sözü edilen atom-altı parçacık fermiyonlar, adlarını meşhur fizikçi Enrico Fermi’den; bozonlar ise Hintli fizikçi Satyendra Bose’den alıyor. Başarı ile tamamlanması durumunda, Microsoft, fizik biliminin en köklü birikim ve arayışlarına, artık somut bir çehre kazandırmayı becermiş oluyor!
Kuantum bilgisayarlarının, bilinen/yerleşik bilgi işlem ve bilgisayar yetenek ile kapasitelerini, yakın zamanda adeta “geçersiz” kılması işten bile görülmüyor. Kuantum bilgisayarlara ilk ulaşanların, mevcut oyun kurallarını alt üst etmesi ve diğer tüm bilgisayarların “şifrelerini kırması/küresel hakimiyet kurması” ihtimali ağırlık kazanıyor. Trump’ın ikinci başkanlık dönemi ile ön plana çıkan “MachtPolitik-Güce Dayalı Politika” platformu üzerinden izlenecek kulvarlar arasında “Kuantum Bilgisayara Ulaşma/Sahiplenme” olgusunun ağırlık kazanmasını beklemek gerekiyor.