hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow
    Prof. Dr. Murat Ferman Prof. Dr. Murat Ferman

    Dikenli gül bahçesinde..

    03.04.2025 Perşembe | 19:22Son Güncelleme:

    Başkan Trump’ın haftalardır beklenen “2 Nisan Tarife Paketi” nin kapsamı saatler önce bizzat kendisi tarafından açıklanmış ve uzun bekleyiş sona ermiş bulunuyor. Bununla birlikte, adeta bir küresel sendrom haline gelen 2 Nisan Paketi, yeni tartışma ve gelişmelerin de yolunu açmış oluyor.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Trump’ın; dış ticareti düzenleyici mekanizma ve araçlara, bilinen ve test edilmiş “teknik ve ekonomik”  karakteristikleri dışında bir kavrayışla yaklaştığı biliniyor. Ağırlıkla “kol bükücü ve pazarlıkta avantaj sağlayıcı” bakış açılarının ön plana taşındığı anlaşılıyor. Küreselin en büyük emperyal gücünün lideri olarak, “diğerleri tarafından istismar edildiği” gibi basit bir kurban mentalitesi penceresinden bu zor meseleye bakmakta bile beis görmüyor. Hal böyle olunca, adeta rövanşist bir yaklaşımla, “ABD’nin istismar edilmesine nokta koyduğunu ve ekonomik bağımsızlık/kurtuluş günü ilan ettiğini” rahatlıkla ifade edebiliyor. Daha da ileri giderek, Amerika’nın 1789-1913 yılları arasında yüksek tarifelerle korunduğu “altın günlere” yeniden dönüleceğini ve “önce Amerika ve Amerikalılar!” anlayışının yeniden yükseltileceğini haykırıyor.

    Amerikan tarihinde yeni bir sayfa açtığını iddia eden Trump’ın, ekonomi yaklaşım ve zihniyeti planı bakımından 18. Yüzyıl Merkantilist görüşlerine yakın durduğu ve bu pozisyonunu; “minimale çekilmiş devlet ve gelir vergisi” görüşünü savunan Cumhuriyetçi anlayış ile hemhal ettiği anlaşılıyor. Nitekim, korumacı dönemin 1913’te, tam 125 yıl sonra sona erdiği süreçte “gelir vergisi” uygulamasının da başla(tıl)dığına önemle vurgu yapıyor. Ellibeş dakika süren ve artık “tarihi” sıfatını kazanan 2 Nisan konuşmasında; tarihin en büyük vergi indirimlerini sağlayacak yeni gelir kanunu düzenlemesini; “Bir Büyük ve Güzel Yasa!” olarak adlandırdığını hatırlatmaktan geri kalmıyor. Yeni gümrük vergi /tarife düzenlemeleri ile elde edilecek “muazzam” gelirler ile 1.2 trilyon dolarlık rekor dış açığın kapatılması ve vergi toplama ihtiyacının düşürülmesinin planlandığı net biçimde ortaya çıkıyor. Bu ilave ödemeden kaçınmanın, diğerleri için tek yolu olarak ise, “üretimi ABD’ye taşıma” stratejik kararı işaret ediliyor. Başkan Trump, kendi deyimiyle; ” geçmişte NAFTA ve benzeri büyük hatalar!” ile kaybedilmiş doksan bin fabrika, beş milyon istihdam ve ondokuz trilyon dolarlık toplam kaybı” telafi edeceğini belirtiyor. Bu kapsamda, dev firma ve markaların şimdiden, altı trilyon dolarlık dev yatırım taahhüdüne girdiğini müjdeliyor. Başkanın, adeta bir dev uluslararası firma kataloğu tadında sıraladığı yeni yatırımcılar listesi; “üretimin yeniden Amerika’ya dönmesinin işaret taşları” olarak ortaya konuluyor. Yakın erimde, “ben-merkezcil” tutumu ile dünyanın en büyük ekonomisinin, yeni yatırım çekme kulvarında görece geri ve ihtiyaçlı ülkelerin önünü kesme bakımından herhangi bir endişe taşımadığı, ibretle görülüyor. “America First-Önce Amerika!” sloganının arka planı, artık öne çıkmaya başlıyor.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    İş; dış ticaret ve tarife/vergi düzenlemelerine geldiğinde, elde olan dört temel seçeneğin bulunduğu biliniyor: Genel-Universal-Standart Tarife Oranı; Karşılıklılık-Mütekabiliyet Esası; Seçilmiş Ürünler ve Seçilmiş Ülkeler. Başkan Trump’ın önceki kararlara ilave olarak açıkladığı kapsamlı 2 Nisan Kararları ile belirtilen opsiyonların tamamını devreye aldığı görülüyor. Universal tarife oranı olarak %10 manşeti ortaya konuluyor. Modelleme ve kestirim bazında hesaplanan diğer ülke cari oranlarının tam yarısında bir manşetin mütekabiliyet çerçevesinde belirlendiği, 135 ülkelik listede görülüyor. Mesela, Tayvan’ın korumacılık oranı olarak hesaplanan %64 rakamına karşılık olarak %32 oranı listeleniyor. Çelik ve alüminyum yanında kimi tarımsal ürünler ve ithal tüm binek otomobilleri için seçili ürün listesi oluşturuluyor. Çin ve AB başta olmak üzere yüksek dış ticaret fazlası verilen dış ticaret ortakları ayrı klasmana yerleştiriliyor. Bu bakımdan, tarihin en kapsamlı uluslararası ticaret düzenlemesi ile karşı karşıya olduğumuz görülüyor. Özellikle Türkiye bakımından hassas ve özellikli bir dönemin açıldığı, net biçimde ortaya çıkıyor. Bu çerçevede ayrıntılı ve gerçekçi okuma ile analizlere hemen eğilmek gerekiyor.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    ABD’nin kurucusu ve banisi olduğu küresel ticari düzenin temel kurgularını değiştirdiği/bozduğu bir gidişatta, gene sistemin düzenleyici otoritesi WTO (Dünya Ticaret Örgütü) başta olmak üzere, seksen yıllık mimarinin nasıl değiş(tiril)eceği can yakıcı sorusu karşımıza çıkıyor. Başkanın tarihi açıklama için seçtiği Beyaz Saray’daki Rose Garden (Gül Bahçesi) dikenler, daha çok can acıtacağa benziyor!.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Tam 52 yıl önce bugün; 3 Nisan 1973’te, tarihin ilk mobil telefon görüşmesinin gerçekleştirildiğini ve o tarihten sonra çağdaş/dijital dünyanın gelişiminde yeni bir sayfa açıldığını, unutmadan, bir kere daha hatırlatmak gerekiyor.