hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow
    Pınar Oral Pınar Oral

    Kaygı ve endişe...

    23.12.2024 Pazartesi | 13:37Son Güncelleme:

    Hepimizin hayatında bazen sessizce, bazen de bir fırtına gibi ortaya çıkan iki tanıdık duygu. Beni de sık sık ziyaret eden bu iki duygu, bazen uykularımı böler, bazen de gündüzlerin ışığını gölgeler. Ancak zamanla, onları nasıl karşılayacağımı öğrendim. Bugün sizlerle, kaygı ve endişe duygularını yatıştırmada bana iyi gelen yöntemleri paylaşmak istiyorum. Belki sizin de hayatınıza bir nebze huzur katabilir.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Bana en çok iyi gelen şeylerden biri, doğayla vakit geçirmek oldu. Ne zaman kendimi bunalmış hissetsem, yeşil bir alanın yolunu tutarım. Ağaçların arasındaki sessizlik, kuşların melodik şarkıları ve doğanın o mütevazı ritmi, adeta içimdeki gürültüyü susturuyor. Doğanın dinginliğinde nefes almak, zihnimdeki karmaşayı sakinleştirmek için eşsiz bir yol.

    Bir diğer keşfettiğim şey, yazmak. Elime bir kalem alıp hissettiklerimi kağıda dökmek, zihnimi boşaltmanın en güçlü yollarından biri oldu. Endişelerimi yazıya dökerken, onları daha net görebiliyor, hatta bazen mantıksız olduklarını fark edebiliyorum. Yazmak, endişelerimi içeride sıkışmış bir balon gibi tutmaktan ziyade, onları serbest bırakmamı sağlıyor.

    Meditasyon ve nefes egzersizleri de benim için bir dönüm noktasıydı. Özellikle kaygının bedenimdeki fiziksel etkilerini hafifletmek için derin nefes almayı öğrenmek hayatımı değiştirdi. Gözlerimi kapatıp birkaç dakika boyunca sadece nefesime odaklandığımda, kalp atışlarımın yavaşladığını ve endişenin etkisini kaybettiğini hissediyorum. Bu, herkesin kolayca deneyebileceği bir yöntem.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Ayrıca, minnettarlık pratiği yapmanın da etkisi büyük. Her sabah ya da gece, o gün için şükrettiğim üç şeyi düşünmek, kaygılarımın gölgesini hafifletiyor. Hayatın güzel yanlarına odaklanmak, endişeyi arka planda bırakmamı sağlıyor.

    Ve belki de en önemlisi: kendime şefkat göstermek. Bazen sadece kendime "Bu duyguları hissetmek normal, geçecek" demek bile, o anki yükümü hafifletiyor. Unutmayalım ki hepimiz insanız ve bu duygular, insana dair.

    Belki sizin için bu yolların hepsi etkili olmayabilir. Ama denemeye değer, değil mi? Hepimizin kendi yolunu bulması, kendimize en iyi gelen yöntemi keşfetmesi gerekiyor. Kaygı ve endişe hep var olacak, ama onlarla nasıl dans edeceğimiz bizim seçimimiz.

    Haydi, siz de bugün kendinize bir iyilik yapın. Biraz nefes alın, belki bir ağacın gölgesinde oturun ya da sadece bir kalem alıp içinizi dökün. Biliyorum ki, hepimiz bu duyguların üstesinden gelebiliriz. Çünkü en karanlık gecelerin ardından bile güneş doğar.