Rengarenk bir coğrafya: Namibya
Afrika’nın güneybatısında yer alan ve ismini, tüm Atlantik kıyısı boyunca uzanan antik Namib Çölü’nden alan ülkenin güzellikleri görenlerin hayatına renk katıyor.
Haberin Devamı
/

Qatar Airways ile önce Doha’ya uçup oradan aktarma ile geldiğim Namibya’nın başkenti Windhoek’ten başlayan ve 2 ay süren Afrika rotamın ilk ülkesi Namibya oldu. Birbirinden benzersiz deneyimleri bir arada sunan Afrika’nın yükselen destinasyonu Namibya’da görülecek çok yer var.
/

Kuzeyinde yerel kabilelerin olduğu Kunene, güneyde Turuncu Nehir ve Güney Afrika, doğuda dünyanın en sıcak çölü Kalahari, batıda ise alabildiğine uzayan Atlantik Okyanusu ve buna paralel uzanan dünyanın en eski çölleri arasında bambaşka bir dünya Namibya.Peki Namibya'da görülmesi gereken neler var?
Haberin Devamı
Windhoek
/

Windhoek, Namibya’nın başkenti ve neredeyse ülkenin tam da ortasında yer alıyor.Sömürge döneminden kalma Alman ekolünün bıraktığı mimariye sahip şehir, nefis kafeleri, alışveriş merkezleri, halkın rahat rahat kullandığı yeşil parkları ile ülkenin diğer güzelliklerini keşfe çıkmadan önce, hiçbir şey yapmasanız bile bir iki gününüzü keyifle geçirebileceğiniz bir yer.
Swakopmund
/

Burası Namibyalıların deniz tatili için gittikleri yer. Swakopmund bir sahil kenti olarak, çölde karşınıza çıkan bir vaha gibi. Kendine has güneşli ve tatlı bir atmosferi, palmiyelerle sıralı sahili ve sömürge döneminden kalma tarihi binalarıyla kendinizi Almanya’da hissettirecek bir kasaba. Sadece yarım saat uzaklıktaki Walvis Kıyısı'na gittiğinizde sizi bekleyen çok şey var. Okyanusla birleşen devasa Namib Kumulları, şehrin kıyılarında gezinen pembe flamingolar ve binlerce fok sürüsü bunlardan bazıları.Pelikanlar, yunuslar ve hatta mevsime göre balinaları da unutmamalı.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
Namib Çölü
/

Atlas Okyanusu boyunca uzanan dünyanın en eski çölü Namib Çölü, 50.000 km²’lik bir alana yayılıyor. ‘Namib’ kelimesi yerli dilinde ‘çok büyük’ anlamına geliyor. Kumulların tepesine çıktığınızdan dünyanın en benzersiz manzaralarından biri karşınızda duruyor.
Himbalar
/

Namibya’nın kuzey batısında bulunan ve Kaokoland olarak da bilinen bölge, göçebe hayatı yaşamayı seçmiş ve kendi geleneklerine bağlı olan Himba halkına ev sahipliği yapıyor. Kaokovelders olarak da bilinen halk, kuraklığın olmadığı, otların yeşerdiği yerlere doğru sürekli olarak yol alıyor.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
/

Çok nadiren de olsa gittikleri yerlerde kalıp yerleşebiliyorlar. Diğer tüm kültürlerden farklı bir giyim, kuşam, gelenek ve yaşam tarzları bulunuyor. Kadınların güzelliği ve çok ince detaylarla örülmüş saç tarzları ilgi çekici. Bedenlerine kırmızı toprak boyası ve tereyağı karışımını sürüyorlar ve bu karışım onları zorlu çöl iklimine karşı koruduğuna inanıyorlar.
Sossusvlei
/

Sesriem-Sossusvlei yolu üzerinde çok sayıda devasa kum tepeleri yükseliyor.Güneşin konumuna göre rengi değişen bu kumullar yer yüzünün en büyükleri. Tepesine çıkmak çok yorucu olabilir ancak göreceğiniz manzara çekilecek tüm işkencelere değecek nitelikte. Hayatınız boyunca belki de bir kere yapacağınız bu aktivite için sabah erken çıkmanız gerekiyor zira gün batımından önce tırmanmanız gereken 61 kum tepesi bulunuyor.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
Dead Vlei
/

Sadece Namibya’nın değil dünyanın en çok fotoğraflanan bölgesi olan Deadvlei. Çevresi devasa kırmızı kum tepeleriyle sarılı benzersiz bir killi katman bölgesi. Kendisi, Namib Naukluft Ulusal Park’ta Namib Çölünde yer alıyor. Bin yıldan uzun bir süredir kurumuş ağaçların, kızıl kum tepeleri arasında yarattığı siluet olağanüstü. Dünyanın görülmeye değer en ilginç yerlerinden birisi olarak kabul ediliyor.
İskelet Sahili
/

Hak ettiği kötü ismine rağmen İskele sahili çarpıcı şekilde ilginç ve benzersiz. Issız oluşu, harika bir ekolojiye sahip oluşu ve korkutucu gemi enkazları ile tüm dünyada bilinen sahilin çok önemli bir diğer özelliği de Fria burnundaki fok kolonileri. Ayrıca çok ilginç akik taşı coğrafi oluşumlarına da sahip ve bu oluşumlar Hoarusib Kanyonunun karakteristiklerini taşıyor. Tüyler ürpertici gemi mezarlığı ise tüm sahil boyunca uzanıyor.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
Etosha Ulusal Parkı
/

Afrika’nın en büyük üçüncü vahşi yaşam parkı olan Etosha Ulusal Parkı, sayısız fil, zebra, zürafa, antilop sırtlan ve büyük kedilere ev sahipliği yapıyor. Muazzam büyüklükteki Etosha Tuzlası 22,000 m² büyüklüğünde dev bir çimenlik araziye sahip. Safari parkının bir ucundan diğer ucuna araç sürmeniz neredeyse 6 saat sürüyor. Çok sayıda vahşi yaşamı gözleme noktası var. Yapılacak en güzel şey arabanızı parktaki su birikintilerinden birinin yanına çekip vahşi yaşamı izlemek. Fil, aslan, tilki,zürafa, antilop, Afrika antilobu, ceylan, keseli antilop, impala, kaya keçiciği ve zebralar hemen her yerde.
Lüderitz
/

Namibya’nın güneyinde okyanusa doğru uzayan, en boş yolunun sonunda nefis bir güzellikte izole edilmiş ve temiz havası, rahat atmosferi ve Bavarya mimarisi ile göz dolduran bir şehir burası. Namib çölü ile Atlantik denizi arasında kalan Lüderitz, Afrika’nın en güzel liman kasabalarından biri. Kasaba ilk olarak ticaret merkezi olarak hayatına başladı daha sonra ise balıkçılık ve doğal gübre üretimi ile gelişen kasabada 1909 yılında Kolmanskop yakınlarında bulunan elmas madeni her şeyi değiştirdi ve Lüderitz birden zenginlik içinde boğulmaya başladı. Küçük bir kasaba olarak başlayıp, günümüzde de halen neredeyse hiç değişmeden kalmayı başaran bir şehir Lüderitz.