hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow

    Yapı Kredi Yayınları'nda eylül ayı "kitap" ayı

    Yapı Kredi Yayınlarında eylül ayı kitap ayı
    expand

    M. Çağatay Uluçay'ın "Sancaktan Saraya", Levi Henriksen'in "Kar Yağacak", Kazuo Ishiguro'nun "Uzak Tepeler", Roland Barthes'in "Çin Yolculuğu Defterleri" ve Ömer Eğecioğlu'nun "Müzisyen Strausslar ve Osmanlı Hanedanı" adlı kitapları Yapı Kredi Yayınları'ndan çıktı.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow



    Sancaktan Saraya


    M. Çağatay Uluçay, geniş bir tarih yelpazesinde kalem oynatmış, pek çok konuda ilklere imza atmış bir araştırmacı.

    1930'lu yılların sonlarından itibaren vefatına kadar devam eden çalışmalarında yerel mahkemelerin kayıtlarıyla Osmanlı arşivlerindeki belgelerden yararlanması onu "özel" ve "öncü" kılan yanlardan ikisi.

    Uluçay, biyografiden menakıbnâmeye, kültür tarihinden kurum tarihine, yerel araştırmalardan "Osmanlı Haremi"ne, eşkıyalık hareketlerinden âyanların yönetim ve davranış biçimlerine, halk edebiyatından musiki tarihine, padişahların devlet ve harem hayatlarından sultanların, vâlide ve hanım sultanların, cariyelerin özel hayatlarına varıncaya kadar bugün de değerini koruyan yazı ve kitapların müellifi olarak bilinir.

    Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan Sancaktan Saraya, bir şehzâde sancağı olan Manisa araştırmalarıyla başlayan Uluçay tarihçiliğinin İstanbul, Saray ve Harem üzerine bir yelpaze gibi açılan gelişim çizgisini yansıtan, her biri bir yerde yayımlanıp kalmış kırk iki yazı ile iki kitapçığı, ilk kez bir kitap bütünlüğünde bir araya getiriyor.

    775 Sayfa, 55 TL

    Kar Yağacak


    "Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan Kar Yağacak, Norveçli yazar Levi Henriksen'den entelektüel meselelere eğilmek yerine basit gerçekliklere odaklanan esprili, duygulu bir roman."

    Dan Kaspersen, Noel'e birkaç gün kala erkek kardeşi Jakob'un cenazesine katılmak üzere kasabasına dönmüştür. Erkek kardeşinin ölümüne, intihar ettiğine inanamamaktadır. Jakob, bir otomobil kazasında kaybettikleri anne ve babalarından kalan küçük çiftlikte, kendisini otomobiline kapatıp egzoz borusuna bağladığı hortumu içeri alarak kontağı çevirmiş ve intihar etmiştir.

    Hapisten yeni çıkan Dan kardeşine geleceğini bildirmediği için ölümünden dolayı kendini suçlamaktadır. Dan, tek başına sakin bir hayat süren kardeşi Jakob'un köyün "famme fatale"i Kristine Thrane ile ilişkisi olduğunu, hatta nişanlandığını duyduğunda buna inanmak istemez.

    Skogli isimli orman köyünün kudretli zengini Oscar Thrane'nin torunu olan Kristine Thrane'nin ikizi Kristian Thrane, Dan'ı Amsterdam'dan uyuşturucu kaçırmaya ikna etmiş olan adamdır. Yakalandıklarında, ortağını yüzüstü bırakan Kristian hapisten kurtulmuş, Dan ise uyuşturucu kaçakçılığından iki yıla mahkûm olmuş, büyük şehirde cezasını tamamlamıştır.

    Jakob'un ölümünün cinayet mi yoksa intihar mı olduğu sorusu yanıt beklerken, Dan kasabada geçirdiği günlerde, bir kez hapse düşmüş olmanın suçlu yaftasını yaşamı boyunca taşımakla özdeş sayıldığını anlar. Kristian Thrane ve yardakçıları Dan'ın köprüleri atıp gitmesini gerektirecek kötülüklerin önadıdır. Dan evi satıp uzaklara gitmek ve bilinmeze karışmakla, kalmak ve birikmiş karın üzerine yağan karı zevkle izlemek arasında bir seçim yapacaktır.

    Çeviren: Banu Gürsaler Syvertsen
    264 Sayfa, 19 TL

    Uzak Tepeler


    İngiltere'de yalnız başına yaşayan yaşlı Japon kadını Etsuko'nun büyük kızı Keiko intihar eder. Kısa süre sonra da Etsuko'nun küçük kızı Niki annesini ziyarete gelir ama anne kız arasındaki duygusal mesafe, Etsuko'nun anılarına gömülmesiyle daha da artar.

    İkinci Dünya Savaşı'nın  bitişinden sonra ilk kocasıyla birlikte Nagazaki'de yaşayan Etsuko, o yıllarda komşusu Sachiko ve onun küçük kızı Mariko'yla kurduğu arkadaşlığı hatırlar. Bugünle ilgili bazı gerçekleri açıklayabilmek için, geçmişin bu dönemini gözden geçirmeye ihtiyacı vardır.

    Japon asıllı İngiliz yazar Kazuo Ishiguro, Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan ilk romanı Uzak Tepeler'de büyük toplumsal dönüşümlerin bireyler üzerindeki yıkıcı etkisini, görev duygusu ile özgürlük arzusu arasındaki çatışmayı ve modern çağda kimlik arayışını ustalıkla anlatıyor.

    Çeviren: Pınar Besen
    161 Sayfa, 11 TL

    Çin Yolculuğu Defterleri


    Roland Barthes 1974'te Çin'e gitmişti. Yanında F. Wahl (felsefeci ve yayın editörü) ile Tel Quel dergisi topluluğundan Ph. Sollers, J. Kristeva, M. Pleynet vardı. Bu ülkeden bir metinle dönmeyi düşünen R. Barthes yolculuğun ilk anından başlayarak not tutmaya koyulmuş, yolculuğun bitimine kadar da sürdürmüştü bu çabasını.

    Peki Roland Barthes'in Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan Çin Yolculuğu Defterleri kitabında neler var? Bir yanda propaganda konuşmalarının ardındaki Mao'nun Çin'i var; yazarın keskin bakışla yakaladığı birer tablo izlenimi uyandıran ve tek tek sözcüklerden oluşmuş anlık görüntüler var; yabancılık çekmediği kimi görüntülerin kendi ülkesindekilerden farksız olduğu bir Çin var. Öte yanda gördükleriyle, dinledikleriyle, yaşadıklarıyla, kişisel hazlarıyla, anlık küçük mutluluklarıyla bir Barthes var.

    Olaylara, durumlara çözümleyici bir bakış açısıyla yaklaşan Roland Barthes kişilere, şeylere fenomenolojik bir dikkat ile bakıyor; esinleyici, anımsatıcı, çağrıştırıcı notlarda onun o eleştirel, o kendine özgü ironik tutumu hep hissediliyor. Gözlemlerini aktarırken dikkatini ince ayrıntılara, yemeklere, görünümlere, giysilere, Çinli delikanlıların erotizmine yöneltiyor.

    Çeviren: Sema Rifat
    214 Sayfa, 16 TL

    Müzisyen Strausslar ve Osmanlı Hanedanı


    19. yüzyılın vals kralları Viyanalı Baba Johann Strauss, oğul Johann Strauss ile kardeşleri Josef Strauss, Eduard Strauss ve bu aileyle hiçbir bağı olmayan Fransız vals bestecisi Isaac Strauss...

    Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan Müzisyen Strausslar ve Osmanlı Hanedanı kitabında Ömer Eğecioğlu, aynı soyadını taşıyan bu beş bestecinin Osmanlı hanedanıyla müzikal ilişkisini anlatıyor.

    Osmanlı'nın Batılılaşma çağında 1840'larda başlayıp 1890'lara uzanan dönemde padişahlara adanan besteler, olağanüstü törenler için sunulan eserler, karşılığında alınan ödüller ve nişanlar.

    19. yüzyılın zenginleşen Avrupa'sıyla Batılılaşma çabasındaki Osmanlı Devleti'nin müzik alanında kesişen birlikteliği. İlginç detaylarıyla dikkati çeken bir öykü.

    282 Sayfa, 25 TL

    Sıradaki Haberadv-arrow
    Sıradaki Haberadv-arrow