Eric Hobsbawm'dan Latin Amerika üzerine yazılar: Yaşasın Devrim

Ünlü tarihçi Eric Hobsbawm, "Yaşasın Devrim"de, köylü hareketlerinden askerî darbelere, şiddet eylemlerinden gerilla gruplarına uzanan geniş bir yelpazede Güney Amerika'daki hareketlerin tarihî seyrini inceliyor.
Leslie Bethell'in derlediği Eric Hobsbawm'ın "Yaşasın Devrim - Latin Amerika Üzerine Yazılar" adlı kitabı Saliha Nilüfer'in çevirisiyle 23 Şubat'ta İletişim Yayınları'ndan çıkıyor. Yayınevi ayrıca Nur Altınyıldız Artun ve Ali Artun'un kaleme aldığı "Dada Kılavuz"u, Halit Ziya Uşaklıgil'in "Mai ve Siyah"ının sadeleştirilmiş ve eleştirel iki ayrı basımını ve Gustave Flaubert'in "Doğu Seyahati"ni Z. Canan Özatalay'ın çevirisiyle okurla buluşturuyor.
Anlatının inşasını yazdılar: 'Devlet Aklı ve 1915'
Yaşasın Devrim - Latin Amerika Üzerine Yazılar
Ünlü tarihçi Eric J. Hobsbawm'ın Latin Amerika üzerine yazdığı makalelerin derlemesi olan Yaşasın Devrim, İletişim Yayınları tarafından yayımlanıyor. Latin Amerika'da 1960'lı yıllardan başlayarak 40 yıl boyunca devam eden değişimleri tüm canlılığıyla anlatan Hobsbawm, köylü hareketlerinden askerî darbelere, şiddet eylemlerinden gerilla gruplarına uzanan geniş bir yelpazede bölgedeki hareketlerin tarihî seyrini inceliyor.
Eric J. Hobsbawm'ın, "beni geri dönüşü olmayan bir şekilde fethetti" diye nitelendirdiği Latin Amerika üzerine yazdığı makaleleri bir araya getiriyor Yaşasın Devrim.
Tanıl Bora Türkiye'nin yeni siyasi dilini yazdı: 'Zamanın Kelimeleri'
"Latin Amerika'nın 1960'lara devrim umudunu geri getirdiği" dönemden başlayarak, 40 yıl boyunca kıtada gerçekleşen alt üst oluşları titiz bir tarihçinin gözlerinden izliyoruz: Hobsbawm'ın hünerli elleriyle çizilen capcanlı bir tabloda; kıtanın hızla kentleşmesi, topraksız köylüler ve köylü hareketleri, çok sayıdaki askerî darbenin etkileri, bu darbelerin kimi zaman bir "devrim" niteliğine dönüşmesi, devrimler, başta Kolombiya olmak üzere şiddet eylemlerinin olağanlaşması, FARC gibi gerilla gruplarının ortaya çıkışı resmediliyor. Yaşasın Devrim, Latin Amerika'da viva la revolucion şiarının nasıl yükseldiğini ve akıbetini dünyanın en önemli tarihçilerinden Hobsbawm'ın kaleminden okuma fırsatı sunuyor.
Okulda ve hayatta başarıları için rehber: 'Üstün Zekalı Çocuğa Yardım'
"Latin Amerika'nın açığa çıkardıkları bölgesel değil geneldi. Bir tarihsel değişim laboratuvarıydı; ekseriya beklenenden farklıydı; benimsenmiş hakikatleri çürüten bir kıtaydı. Tarihsel dönüşümün son süratle cereyan ettiği bir bölgeydi. (...) Yine de Avrupa'da geçerli kavramların bu kıtayla neden bu denli bağdaşmaz olduğunu, Batı dünyasının kurumları ve hareketlerinin neden Latin Amerika'da şimdiye kadar birer fiyasko olduğunu merak etmekten kendini alamıyor insan. Buna verilecek yanıt belki de esas sorunun çözümünde de bize ipucu sunabilir." Eric J. Hobsbawm
Dada Kılavuz
İletişim Yayınları, 1913'te Münih'te ortaya çıkan ve 1923'te Paris'te dağılan Dada Hareketi'nin izini süren Dada Kılavuz'u yayımlıyor. Nur Altınyıldız Artun ve Ali Artun tarafından kaleme alınan kitap, hareketi felsefi ve siyasi kaynaklarından işlerine, şiirlerine varıncaya kadar incelerken aynı zamanda metinler, bildiriler ve illüstrasyonlarla bir antolojisi değeri de taşıyor. Dada Kılavuz, temel bir başvuru kaynağı…
Kuşkusuz Dada, sadece 20. yüzyılın değil, bütün sanat tarihinin en devrimci ve doğurgan sanat hareketi. Sanatın bir nesnede ifade edilmesine son veriyor ve onu bir eylem, bir olay olarak canlandırıyor. Dada Kılavuz, bir Dada arkeolojisi. Hareketin felsefi ve siyasi kaynaklarını, dadacıların düzenledikleri etkinlikleri, yarattıkları olayları, durmadan çıkardıkları yayınları, ürettikleri işleri araştırıyor. Hem geliştirdikleri "enternasyonal", kolektif ruhu hem de aralarındaki bölünmeleri, çatışmaları, farklı görüş açılarını aydınlatıyor. Bütün bunları, başlı başına bir antoloji oluşturacak kadar kapsamlı, bildirilerle, şiirlerle ve diğer metinlerle birbirlerine bağlıyor. Yüzlerce illüstrasyonla belgeliyor. 1913'te Münih'te doğduğu tarihten, 1923'te Paris'te dağılmasına kadar hareketin izini sürüyor. İster onu yaşatan politik eylemlerle olsun, ister tam karşısındaki taklit pastişleriyle olsun, çağdaş sanat üzerinde en etkili olan sanat hareketi, muhakkak ki Dada'dır.
Mai ve Siyah - Sadeleştirilmiş Basım
İletişim Yayınları, Halit Ziya Uşaklıgil'in edebiyatımızda önemli bir dönemeci temsil eden romanı Mai ve Siyah'ı iki farklı metin üzerinden edebiyatseverlerle buluşturuyor: Sadeleştirilmiş Basım ve Eleştirel Basım
Yazarın 1938 yılında bizzat kendisinin sadeleştirdiği metin Mai ve Siyah'ın şair olma hayalleri kuran unutulmaz kahramanı Ahmet Cemil'i günümüz okurlarıyla buluşturuyor. 1898 yılında yayımlanan nüshanın Latin harflerine aktarıldığı ve diğer nüshalarla karşılaştırıldığı eleştirel basım ise Mai ve Siyah ve Halit Ziya Uşaklıgil üzerine çok yönlü bir okumanın imkânını sunuyor. Hem ilk kez, hem de tekrar okumak isteyenler için…
Mai ve Siyah'ta Halit Ziya Uşaklıgil bireyin edebiyatta "birey" olarak da var olabileceğini gösterir. Bu nedenle roman, edebiyat tarihimizin köşe taşlarındandır.
Şair olma hayalleri kuran genç Ahmet Cemil'in şiirle, edebiyatla, sanatla doldurmak istediği ama daha çok umutsuzluklarla, yenilgilerle, mücadelelerle geçen hayatını anlatan Mai ve Siyah, aynı zamanda dönemin matbuat ve sanat dünyasında yaşananları da tüm canlılığıyla gösterir. Mai ve Siyah'ın 1938'de bizzat yazarı tarafından sadeleştirilmiş nüshası üzerinden hazırlanan bu basım, dönemin ruhunu da yansıtan dil ve üslûp özellikleri göz ardı edilmeden eklenen dipnotlarla günümüz okuruna da hitap ediyor. Ayrıca görseller ve sonsözle zenginleşiyor.
"Halit Ziya, Türkiye tarihinde önemli bir dönüm noktası olan Batıya açılışın insanını vermekle bugünkü Türkiye'nin de önemli bir bölümünü aydınlatmak bakımından ilginç bir edebiyatçıdır." Oğuz Atay
Mai ve Siyah - Eleştirel Basım
Romanın eleştirel basımında, 1898'de yayımlanan kitap temel alınarak tefrika da dahil olmak üzere nüshalar arasındaki farklar gösteriliyor, böylelikle dönemler arasındaki edebî değişimler, dönüşümler ortaya çıkıyor. Bu basımda yine 1898 yılındaki nüshada var olan resimlere de yer verilirken zengin dipnotlarla daha derine inen çok yönlü bir okumanın da imkânları sunuluyor.
"Bu kitap için Türkiye'de nesli nanıma konuşan ilk eserdir, denebilir." Ahmet Hamdi Tanpınar
Doğu Seyahati
İletişim Yayınları'nın İletişim Klasikleri dizisi Flaubert'in Doğu Seyahati ile zenginleşiyor. Flaubert'in 1849'da arkadaşı Maxime du Camp ile çıktığı Doğu seyahatinde Türkiye, Mısır, Suriye, Lübnan, Yunanistan ve İtalya gibi ülkelerde gördüklerini ve izlenimlerini anlattığı Doğu Seyahati, değerli bir seyahatname olmasının yanı sıra, oryantalizm tartışmalarında da referans gösterilen önemli bir metin. Önsöz-sonsöz, görseller ve Z. Canan Özatalay'ın titiz çevirisi ile…
Doğu Seyahati, dünya edebiyatının dev yazarı Flaubert'in olağanüstü gözlem gücü, derin kültürü ve zengin hayal dünyasını yansıtan unutulmaz bir seyahatname.
Yol arkadaşı Maxime du Camp ile birlikte 1849'da çıktığı iki yıllık Doğu seyahatinde Türkiye, Mısır, Suriye, Lübnan, Yunanistan ve İtalya'nın çeşitli diyarlarını dolaşan Flaubert lahitlerden heykellere, genelevlerden çarşılara Doğu'nun gündelik hayatı, otantik mekânları ve deneyimlerini büyük bir dikkatle tasvir ederken 19. yüzyıl Batı tahayyülünde "egzotik" bir nesne olarak konumlanan Doğu'ya dair unutulmaz bir tablo sunar. Oryantalist literatüre sanatsal olduğu kadar siyasal bir katkı da olan Flaubert'in seyahatnamesi gerek yazıldığı dönemde gerek 20. yüzyılda edebi değerinin yanında oryantalizm etrafında yürütülen birçok tartışmanın da odağında yer aldı.
"Flaubert'in Doğu'ya ilişkin perspektifi Fransız kır hayatının gri tonalitesi karşısında göz kamaştırıcı renkler içeren muhayyel bir alternatiftir." Edward Said