Ahmet Davutoğlu'nun siyasi hayatı
Ahmet Davutoğlu önce hoca, sonra Başdanışman, 2009 'dan bu yana Dışişleri Bakanı...Ahmet Davutoğlu 1959 doğumlu...İktisat ve Siyaset Bilimi diplomaları ile Boğaziçi Üniversitesi'nde iki bölümü birden bitiren ilk öğrenci oldu. Öğrencillik yıllarında siyasi gruplara katılmadı. Kamu yönetiminde yüksek lisans, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler bölümlerinde doktora yaptı. Ardından da "batıyı yeterince tanıdığını" düşünerek Amerika'dan gelen teklifi reddedip, Malezya'da devam etti akademik kariyerine...
Haberin Devamı
/

/

Davutoğlu'nu siyasete kazandıran isim Abdullah Gül'dü. 1980 yılında Davutoğlu daha üniversite öğrencisiyken tanıştılar. Bir makalesi, Gül`ün ilgisini çekmişti. Recep Tayyip Erdoğan ile de belediye başkanlığı öncesinde tanıştı. Fakat Gül`e daha yakındı. 3 Kasım 2002 yılında yapılan genel seçimlerin ardından; Abdullah Gül Başbakan oldu, o ise dış politika Baş Danışmanı...Büyükelçilik ünvanı aldı. Erdoğan Başbakan olduktan sonra da görevine devam etti. Avrupa Birliği yolu, Kıbrıs müzakereleri, Irak savaşı gibi Türkiye'nin önündeki zorlu dosyalarda aktif rol aldı.
Haberin Devamı
/

Göreve gelirken iki üç yıl sonra ayrılmayı, kitap yazmayı, üniversiteye dönmeyi hayal ediyordu. 2007 seçimleri yaklaşırken ayrılmaya niyetlendi. Ama bunu ne Erdoğan kabul etti bunu, ne de Gül. Aniden kendisini yeniden yoğun bir diplomatik trafik içinde buldu.
/

Dış temasların değişmez ismiydi artık. Görüşmelerin en özel anlarına bile katılıyordu. Şam`da Fransa cumhurbaşkanı Sarkozy ile görüşme görevi MGK bildirisiyle duyuruluyordu. ABD Başkanı Obama gelmeden önce Washington`a gidip hazırlıkları o yürütüyordu. Suriye, Filistin- İsrail temasları, Hamas lideri Halid Mesal ile görüşmesi tüm gözleri ona çevirdi...
Haberin Devamı
Haberin Devamı
/

''Türk diplomasisinin Kissinger''ı, ''Gölge adam'', ''İnce taktisyen'' olarak tanımlayanlar da oldu. Eleştirenler de.... Özellikle de Neo-Osmanlıcı olmakla suçlandı. Suçlamaların dayanağı ise 2001 yılında yayınlanan "Stratejik Derinlik" adlı kitabıydı.. Kendisi kabul etmedi bu tanımı. Amacı, Türkiye'yi ''merkez ülke'' yapmaktı.
/

Ve kabineye 2009'da dışarıdan Bakan olarak girdi. Ama kimilerine göre ise,o zaten uzun süredir Dışişleri Bakanı'ydı. Bakan koltuğuna oturduktan sonra yaptığı ilk konuşma da diplomasi dersi niteliğindeydi.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
/

Sloganı; ''komşularla sıfır sorun''du. 2011'de Konya'dan Milletvekili seçildi. Baş döndüren diplomasi trafiği artarak devam etti bu süreçte...Kimi zaman yüzler güldü kimi zaman nefesler tutuldu.
/

Suriye ile vizelerin kaldırılması da iki ülkenin yeniden savaşın eşiğine gelmesi de onun Bakanlığı döneminde yaşandı. Türkiye 1 milyondan fazla mülteciye kapılarını açtı...ABD ve Irak'la yaşanan iniş çıkışlar, İsrail ile ''One Munite'' sonra ''Mavi Marmara'' krizi,Arap baharı, Mısır'daki darbe...
Haberin Devamı
Haberin Devamı
/

Ortadoğu ve dünya tarihi süreçlerden geçerken diplomasinin dümeninde hep o vardı... Kimi zaman alkışlandı, kimi zaman eleştirilerle karşılaştı. 2009 yılında resmen girdiği siyasette şimdi yeni bir basamağa daha çıkmaya hazırlanıyorAhmet Davutoğlu, AK Parti'nin resmen Genel Başkan Adayı...Yani Erdoğan'dan boşalacak koltuğa o oturacak.
/

Haberin Devamı
Haberin Devamı