Erçakıca, düzenlediği haftalık basın brifinginde, 3 Eylül'de başlayacak müzakerelerin içeriğiyle ilgili olarak Rum yetkililerin sıkça konuşmaya başladığına dikkati çekerek, Rum tarafının "hayır" dediği Annan Planı'ndan daha ileriye gitmek isteyebileceğini, ancak böyle bir yöntemle Kıbrıs Türk halkının kabul edebileceği bir anlaşmaya varmanın mümkün olmadığını kaydetti.
İki halkın da "evet" diyebileceği bir çözüm planı üretmek gerektiğini ifade eden Erçakıca, Kıbrıs Türk halkının 2004 sonrasında yaşananlar nedeniyle önemli bir hayal kırıklığı içinde olduğunun unutulmaması gerektiğini vurguladı.
Erçakıca, Rum yetkililerin
Güzelyurt ve diğer bölgelerle ilgili erken veya gereksiz açıklamalarının görüşme sürecini olumsuz etkilediğini ve bunların "sorumsuz davranışlar" olduğunu söyledi.
Erçakıca, Kıbrıs sorunundaki süreçle ilgili olarak Türk basının bilgileri Rum basınından almak zorunda kaldığı eleştirisi üzerine, "Kıbrıs Türk tarafının kısıtlaması yok, Rum tarafının uydurması var" dedi.
Kıbrıs Rum liderliğinin de Kıbrıs Rum basınını manipüle ettiğini belirten Erçakıca, "Biz, pozitif etkilere sahip olmak istediğimiz için bu konuda sıkıntı yaşıyoruz. Gizli bir şey yok. Uydurulan şeyler var" ifadesini kullandı.
Süreci Rum liderliği yönetiyormuş gibi bir izlenim yaratıldığını, bunun sürece negatif etki yaptığını kaydeden Erçakıca, Kıbrıs Türk tarafının, "sürecin motor gücü olduğunu ve sürece pozitif etki yaptığını" söyledi. Erçakıca, "Biz gaz pedalıyız, onlar fren" dedi.