hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow

    Genelkurmay açıklamasına Arınç yorumu

    Genelkurmay açıklamasına Arınç yorumu
    expand

    Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Genelkurmay Başkanlığı'nın kendisine yönelik suikast iddiaları hakkındaki açıklaması için, "Asker kabul ediyor, ancak amacım farklı diyor" yorumunu yaptı.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Ankara'da iki askeri personel, 19 Aralık'ta, Bülent Arınç'ın evinin bulunduğu sokakta, şüphe üzerine yakalanmış daha sonra serbest bırakılmıştı. Olay günlerdir Türkiye'nin gündeminde.

    Genelkurmay Başkanlığı dün "Söz konusu askeri personel, bilgi sızdırdığı iddia edilen bir askeri personel hakkında bilgi topluyordu" açıklamasında bulundu.

    Başbakan Yardımcısı Arınç, bugün İstanbul'daki Ihlamur Kasrı'nda kameraların karşına geçti ve hem iddiaları aktardı hem açıklamayı yorumladı.

    Olayı askere sormaya gerek duymadığını belirten Arınç, hafta başında Ankara Emniyet Müdürü'nden bilgi aldığını kaydetti.

    Mehmet Ali Birand'ın yorumu"Genelkurmay yalan açıklama yapmaz. 'Bu böyle değil, şöyledir' dediği zaman toplumla birlikle ben de buna inanırım. Ama anladığım kadarıyla Arınç endişeli. Bu işin bir an önce temizlenmesi gerek. Kurumlar arasında önemli bir güvensizlik başladı. İktidarla TSK arasında güven eksikliği var. Bu ciddi bir şey. Biz bunu kaldıramayız." (Video için tıklayın)
    Arınç'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

    Suç duyurusu yapacak mı?
    - Olayın bir mağduru varsa, o benim
    - Şu an suç duyurusunda bulunmayı düşünmüyorum

    Yakalanma anı
    - Emniyet Müdürünün anlattığına göre olay şöyle cereyan etmiş. Sanıyorum Cumartesi günü saat 14.30 sıralarında emniyetin telefonuna bir ihbar yapılmış. Bu ihbarda iki sivil aracın benim konutumun civarında sürekli dolaştığı, içindeki şahısların bir eylemde bulunabilecekleri ve bu konuda bir tertibat alınması istenmiş.
    - Bir tanesini benim sokağımdan daha geniş olan bir üst sokakta park etmiş durumda görmüşler ve beklemeye başlamışlar. 'Nasıl olsa gelecekler ve araçla ilgilenecekler' diye... Daha sonra bir araçla iki kişi gelmiş ve bu araca yöneldikleri sırada polis duruma hakim olmuş.

    Kağıtta Arınç'ın adresi mi vardı?
    Sanıyorum en çok tartışma konusu olan şey, bizim evimizin bir kağıda yazılı olarak ellerine geçmesi. Bunlardan birisi araçların başındayken su içmek istemiş. Bir pet şişe getirilmiş, pet şişenin kapağını açmış, fark ettirmeden yere mi düşürmüş, cebine mi sokmuş, bir hareketlilik görmüşler ve sonra 'Elini çıkart ve onu ver' denilmiş. O da alelacele elinden çıkardığını ağzına götürmek ve su içmek isterken, bana söylenen bu, polisler tarafından eli tutulmuş ve elindeki kağıt alınmış. Bu kağıtta da bizim sokağımızın numarası ve apartmanımızın ismi yazılıymış. Bunlar üst arama tutanağında dercedilmiş. Araçların içinde arama yapılmış. Bilebildiğim kadarıyla kanunsuz sayılabilecek, dikkat çekilebilecek bir nesne bulunamamış.
    - Şüpheli şahıslara ait arama yapılan evlerden başkalarının da isimleri çıkıp çıkmadığını bilmiyorum. Arama 12.30 gibi başlayıp 17.00 gibi bitmiş. Bulunanlar savcılığa teslim edilmiş. Bundan sonrasını bilmiyorum.

    Askerlerin kimliği?
    - Yakalanan şahıslar kendilerinin subay olduğunu söylemiş. Askerlerden biri albay, biri binbaşı

    Araçlar kime ait?
    - Araçlardan biri Genelkurmay veya Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na ait, diğeri rent a car firmasından kiralık

    Askerlerin serbest bırakılması
    - Serbest bırakma kararı adliyenin işi. Bu konularla çok fazla ilgili değiliz
    - Genelkurmay kişileri doğruluyor. Kağıt parçası iddiasının araştırıldığı belirtiliyor.

    Soru işaretleri
    - Neden gözetleme yapıldığını kendilerine göre açıklamışlar. Basında bu açıklamaya karşı pek çok sorular var. Cevap verilir mi bilmiyorum.
    - Açıklama olumlu ama sonuç alıcı değil

    Savcılık soruşturması
    - Tahkikat sonucu beklenmeli. Buna göre hepimiz Türkiye'de huzurlu bir hayat sürdüğümüze bir kez daha inanalım.
    - İlk günden bu yana "Bülent Arınç'a suikast hazırlığı" şeklinde haberler veriliyor. Bu, insanları üzen, sıkan, hatta tedirgin eden bir şey. O gün yapılan tespitler, elde edilen bilgi ve bulgular, olayın güpe gündüz cereyan etmesi, Allah korusun bir suikast, eylem, kötü fiil yapılacağı anlamına gelmiyor. Bu çok ileri bir iddia. Ama yapılan iş bir bilgi toplama mıdır, bir gözetleme midir, hazırlık mıdır? Bunun takdirini adli makamlar yapacaktır. Benim şahsen bir endişem yok.
    - Ben Türkiye'de bir siyasi şahsiyete karşı, bir başbakan yardımcısına karşı, hele hele Türkiye'nin en güzide kurumu, en onurlu kurumu, en disiplinli kurumu silahlı kuvvetler içerisinde böyle bir yanlışlık yapacak kimsenin olmadığına bütün gönlümle inanmak istiyorum. Ama bunu bir adli tahkikat sonucunda vereceğime de inanıyorum ve o günü de bir an evvel hasretle bekliyorum.

    Konuyu MGK'ya taşıyacak mı?
    - MGK'da bu konuyla ilgili bir konuşma yapmayacağım.

    Muhalefete tepki
    - Bunu mizah konusu yapmaya çalışanları anlamıyorum.Safsata kelimesini böyle bir olay karşısında kullanmak... (CHP milletvekili Şahin Mengü'ye tepki olarak)



    "Suçu değiştirerek kabul etme..."

    Bülent Arınç, NTV'ye yaptığı bir başka açıklamada ise, Genelkurmay açıklamasını, "suçu değiştirerek kabul etmek" anlamına gelen hukuki bir terimle, "tevil-i ikrar" sözleriyle değerlendirmişti.

    Arınç, "Bir defa tespitler kabul edilmiş, iki asker kişi oradadır. Bir kağıt varsa bu kağıt hakkında muhtelif iddialar vardır diyorlar. Şüphesiz bu iddialar da değerlendirilecektir. Ama o iki kişinin orada istihbarat amaçlı bulunduğunu kabul ediyorlar, bunun bana yönelik olmadığını, bir asker kişiye yönelik olduğunu söylüyorlar. Bilemem, onların söylediği bu. Ben ceza avukatıyım, bizim ceza hukukumuzdaki tabirle bu tevil yollu ikrardır" ifadesini kullandı.
     
    Arınç, "Hem aramalar, hem de elde edilen belgeler, bilgiler savcılığa intikal etmiş. Ne savcılıkça, ne hakimle veya yargının herhangi bir organıyla bu konuyu görüşmedim. Gazetelerde yer alan bilgiler de, sanıyorum oradan buradan sızan bilgilerdir. Benim ne bir belgeyle ne bir kamera kaydıyla ilgili hiçbir bilgim yok. O iki kişinin oralarda sivil bir araçla, sivil bir kıyafetle tespit edildiği, üst araması yapıldığı, bunların asker kişiler olduğu söylendi. Zaten bunları Genelkurmay da kabul ediyor. Olay şu anda tahkikat aşamasında. Onu sabırla bekleyelim, sanırım birkaç güne kadar bu konuda bir bilgi ortaya çıkacak" diye konuştu.

    TSK açıklamasının tamamı için tıklayın

    Sıradaki Haberadv-arrow
    Sıradaki Haberadv-arrow